Beyin tümörlerinin nedenleri çok iyi bilinmemektedir ama radyasyon, genetik hastalıklar,aile bireylerinde tümör olması, bağışıklık sistemini etkileyen hastalıklar, stress ve çeşitli çevresel kanserojen maddelere maruz kalmak risk faktörü olarak kabul edilmektedir.
Beyin tümörlerinin hücrelerin kromozom yapılarında yer alan belirli genlerin hasarlanması veya uygun fonksiyon görmemesi sonucu oluştuğu düşünülmektedir. Genlerdeki bu hasarlanma veya fonksiyon bozukluğu çeşitli çevresel faktörler sonucu olabileceği gibi bazı kişilerde genetik hastalıklar nedeniyle doğuştan olabilir.Hücrenin bölünmesini kontrol eden iç mekanizmaların hasarlanması sonucu hücre kontrolsüz olarak hızlıca bölünmeye ve çoğalmaya başlar ve sonuçta anormal bir kitle yani tümör şeklini alır. Hızlıca büyüyen tümör için normal doku için gerekenden daha fazla oksijen ve besine ihtiyaç vardır. Bu nedenle tümör kendisi için gerekli besin ve oksijen ihtiyacını karşılayacak olan kan damarlarının büyümesini sağlayacak maddeler üretir.
Beyin tümörleri primer (beyin dokusu kaynaklı) ve metastatik (başka yerden beyine yayılmış) olarak iki ana gruba ayrılır. Primer beyin tümörleri ya beyin dokusundan yada onu çevreleyen dokulardan kaynaklanır. Ayrıcametastatik tümörler malign (kötü huylu, kanser) olarak kabul edilmesine rağmen pimer beyin tümörleri malign veya benign (iyi huylu, kanser olmayan) olabilir.


Beyin tümörlerinin bulguları bulunduğu beyin bölgesine göre oldukça değişkendir. Genellikle eşlik eden bulgular sabahları daha şiddetli olan baş ağrısı, bulantı, kusma, epilepsi nöbeti, kişilik değişikliği, konuşma bozukluğu, işitme bozukluğu, denge bozukluğu, vücudun bir bölümünde uyuşma veya güç kaybı, görme bozukluğu ve bilinç bozukluğudur.
Tanı için çeşitli bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) teknikleri kullanılır.
Tümörün primer veya metastatik, benign veya malign olmasına göre tedavide mikrocerrahi, radyocerrahi (gama knife, cyber knife), radyoterapi (standart eksternal radyoterapi, IMRT, 3DCRT, proton ışın tedavisi) ve kemoterapi (ilaç tedavisi) yöntemleri tek başına veya birlikte kullanılır. Her tedavi yönteminin kendine özgü riskleri ve yan etkileri vardır. Tüm bu tedavi yöntemlerine ek olarak halen araştırma safhasında olan immünoterapi, gen tedavisi gibi yöntemler vardır.
Piriformis sendromu, kalça bölgesinde derin bir noktada bulunan piriformis kasının, hemen yakınından geçen siyatik sinirini sıkıştırması sonucu ortaya çıkan nöromüsküler bir durumdur. Bu kas, bacağın dışa doğru dönmesini sağlama gibi kritik bir işlev görürken; spazm geçirmesi, şişmesi veya kısalması durumunda vücudun en uzun siniri olan siyatik siniri üzerinde baskı oluşturur. Sonuç olarak kalça derinliğinde şiddetli […]
Detaylı İncele
Omurga ve Omurilik Basit Anatomisi Omurga, 33 adet omur kemiğinden oluşur. Bu kemiklerin 7 tanesi boyun omuru, 12 tanesi sırt omuru, 5 tanesi bel omurudur. Beş tanesi birleşmiş olarak sakrum denilen kemiği ve 4 tanesi yine birleşmiş olarak koksiks denilen kuyruk sokumu kemiğini oluşturur. Omurganın görevi omuriliği korumak ve gövdeyi dik pozisyonda tutmak için destek […]
Detaylı İncele
Disk Hernileri (Fıtıklar) Boyun (servikal), bel (lomber) veya daha nadir görülen sırt (torakal) fıtığı, travma, ağır kaldırma, fazla kilo, yaşlılık, postür bozukluğu, genetik yatkınlık gibi çeşitli nedenlere bağlı olarak omurga kemikleri arasında bulunan disk adı verilen yapıların neden olduğu hastalıktır. Az önce saydığımız nedenlere bağlı olarak diskin çevresini oluşturan annulus yapısının yıpranmasını takiben diskin ortasında […]
Detaylı İncele
Spondilolistezis (Omurga Kayması) Spondilolistezis veya Türkçe adı ile omurga kayması çeşitli nedenlere bağlı olarak, üst üste hizalı dizilimde olan omurgaların bir veya daha fazlasının bu hizalı dizilimi bozacak şekilde yer değiştirmesi yani kaymasıdır. Bu kayma genellikle öne doğru olabileceği gibi arkaya, sağa veya sola olmak üzere her yöne doğru olabilir. Kayma boyun, sırt ve bel […]
Detaylı İncele
Spinal Stenoz (Omurga Kanal Darlığı) Spinal stenoz, halk arasında "dar kanal" olarak bilinen, omurga kanalının çeşitli nedenlerle daralması sonucu içinden geçen sinirlerin ve omuriliğin baskı altında kalması durumudur. Bu darlık boyun (servikal), sırt (torakal), bel (lomber) bölgesindeki herhangi bir seviyede olabilir. Genellikle yaşlanma sürecinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan bu durum; omurga eklemlerindeki kireçlenmeler, […]
Detaylı İncele
Omurga Tümörleri: Belirtileri, Tanı Yöntemleri ve Güncel Tedavi Yaklaşımları Omurga tümörleri, omurilik kanalında veya omurgayı oluşturan kemik yapılar (vertebralar) içerisinde gelişen anormal hücre kitleleridir. Bu tümörler, doğrudan omurganın kendi dokularından kaynaklanabileceği gibi (birincil/primer tümörler), vücudun başka bir bölgesindeki kanserin (akciğer, meme, prostat gibi) omurgaya sıçramasıyla da (ikincil/metastatik tümörler) oluşabilir. Metastatik tümörler, primer tümörlere oranla çok […]
Detaylı İncele
Karpal Tünel Sendromu El sinirlerinden birisi olan median sinirin el bileği seviyesinde, karpal tünel adı verilen yapı içerisinde çeşitli nedenlere bağlı olarak sıkışması ve basıya maruz kalması sonucu ortaya çıkan tablodur. Nedenleri arasında tekrarlayan el ve bilek hareketleri (bilgisayar kullanımı, piyano, gitar gibi müzik aleti çalma, el örgüsü yapma, halı dokuma vb.),el bileği travmaları, hipotiroidi, […]
Detaylı İncele
Kübital Tünel Sendromu Elin üç ana sinirinden biri olan ulnar sinirin dirsek bölgesinde sıkışması veya basınca maruz kalması sonucu ortaya çıkan tablodur. Sinir, dirseğimizin iç tarafındaki iki kemik çıkıntısının arasından ilerleyerek bu bölgedeki kasın iki başlangıç noktası arasındaki kübital tünel denilen yapı içerisinden geçer. Bu bölgede sinir çok yüzeyelleştiği için basıya ve travmaya açıktır. Dirseğimizi […]
Detaylı İncele
Torasik çıkış sendromu (TÇS), köprücük kemiği ile birinci kaburga arasındaki dar bölgeden (torasik çıkış) geçen sinirlerin veya kan damarlarının sıkışması sonucu ortaya çıkan karmaşık bir durumdur. Bu daralma genellikle travmatik yaralanmalar, tekrarlayan kol ve omuz hareketleri, duruş bozuklukları veya boyun bölgesindeki fazladan bir kaburga gibi anatomik varyasyonlar nedeniyle meydana gelir. Sıkışmanın türüne bağlı olarak hastalarda […]
Detaylı İncele
Santral Sinir Sisteminin Basit Anatomisi Sinir sistemi genel olarak santral sinir sistemi ve periferik sinir sistemi olarak ikiye ayrılır. Santral sinir sistemi beyin, beyin sapı, beyincik ve omurilikten oluşur. Periferik sinir sistemi ise omurilikten çıkan spinal sinirler ve otonom sinir sisteminden oluşur. MENİNKSLER (BEYİN ZARLARI) Beyin ve omurilik, kendisini darbelerden koruyan kranium ve omurga kanalı […]
Detaylı İncele
Beyin Tümörleri Beyin tümörlerinin nedenleri çok iyi bilinmemektedir ama radyasyon, genetik hastalıklar,aile bireylerinde tümör olması, bağışıklık sistemini etkileyen hastalıklar, stress ve çeşitli çevresel kanserojen maddelere maruz kalmak risk faktörü olarak kabul edilmektedir. Beyin tümörlerinin hücrelerin kromozom yapılarında yer alan belirli genlerin hasarlanması veya uygun fonksiyon görmemesi sonucu oluştuğu düşünülmektedir. Genlerdeki bu hasarlanma veya fonksiyon bozukluğu […]
Detaylı İncele
Hipofiz Tümörü Hipofiz bezi, beynin tabanında, "sella turcica" (Türk eyeri) adı verilen küçük bir kemik boşlukta yer alan ve vücudun "orkestra şefi" olarak bilinen hayati bir endokrin bezdir. Hipofiz tümörleri, bu bezdeki hücrelerin anormal ve kontrolsüz büyümesi sonucu ortaya çıkan kitlelerdir. Bu tümörlerin büyük çoğunluğu iyi huyludur (adenom) ve kanserleşme eğilimi göstermezler. Ancak, hormon salgılayıp […]
Detaylı İncele
Chiari malformasyonu (yaygın adıyla Chiari sendromu), beyincik (serebellum) dokusunun kafatasının altındaki açıklıktan (foramen magnum) omurilik kanalına doğru sarkmasıyla karakterize yapısal bir bozukluktur. Normal şartlarda tamamen kafatası içerisinde yer alması gereken beyincik parçaları, kafatasının bu bölgedeki hacminin yetersiz olması veya şekil bozukluğu nedeniyle aşağı doğru itilir. Bu durum, hem beyin sapı ve omurilik üzerinde fiziksel bir […]
Detaylı İncele