<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Beyin Cerrahisi Archives - Dr. Kubilay Murat Özdener</title>
	<atom:link href="https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum_categories/beyin-cerrahisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 23 Jun 2026 13:25:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://www.kubilaymuratozdener.com/wp-content/uploads/2024/02/favicon.webp</url>
	<title>Beyin Cerrahisi Archives - Dr. Kubilay Murat Özdener</title>
	<link></link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Spontan İntrakraniyal Hipotansiyon</title>
		<link>https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/spontan-intrakraniyal-hipotansiyon/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[kubilay murat özdener]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Jun 2026 13:25:55 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kubilaymuratozdener.com/?post_type=bolum&#038;p=962</guid>

					<description><![CDATA[<p>Spontan İntrakraniyal Hipotansiyon Spontan İntrakraniyal Hipotansiyon (SİH), beyin ve omuriliği çevreleyen beyin omurilik sıvısının (BOS) basıncının, belirgin bir travma veya tıbbi müdahale olmaksızın düşmesiyle karakterize bir durumdur. Bu basınç düşüklüğü genellikle omurga kanalındaki beyin zarı (dura mater) üzerinde kendiliğinden oluşan küçük bir yırtık veya delikten sıvı sızması sonucu meydana gelir. BOS miktarının azalması, beynin kafa [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/spontan-intrakraniyal-hipotansiyon/">Spontan İntrakraniyal Hipotansiyon</a> appeared first on <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com">Dr. Kubilay Murat Özdener</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">Spontan İntrakraniyal Hipotansiyon</h2>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">Spontan İntrakraniyal Hipotansiyon (SİH), beyin ve omuriliği çevreleyen beyin omurilik sıvısının (BOS) basıncının, belirgin bir travma veya tıbbi müdahale olmaksızın düşmesiyle karakterize bir durumdur. Bu basınç düşüklüğü genellikle omurga kanalındaki beyin zarı (dura mater) üzerinde kendiliğinden oluşan küçük bir yırtık veya delikten sıvı sızması sonucu meydana gelir. BOS miktarının azalması, beynin kafa tası içindeki "yastıklama" desteğini kaybetmesine ve beynin aşağı doğru sarkarak ağrıya duyarlı yapılara baskı yapmasına neden olur.</p>



<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">Hastalığın en tipik ve teşhis koydurucu belirtisi "ortostatik baş ağrısı"dır. Bu ağrı, kişi ayağa kalktığında veya oturduğunda kısa sürede şiddetli bir şekilde başlar, ancak yattığında tamamen geçer veya önemli ölçüde hafifler. Baş ağrısına sıklıkla boyun ağrısı, mide bulantısı, ışığa ve sese duyarlılık, kulaklarda uğultu (tinnitus) veya işitme değişiklikleri gibi semptomlar eşlik eder. Tanı sürecinde özellikle kontrastlı Beyin ve Spinal MR görüntülemeleri kullanılır; MR bulgularında beyin zarlarında belirginleşme ve beynin yer değiştirmesi gibi karakteristik işaretler aranır.</p>



<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">SİH tedavisinde ilk adım genellikle yatak istirahati, bol sıvı alımı ve kafein tüketimi gibi konservatif (cerrahi olmayan) yöntemlerdir. Bu yöntemlerin yetersiz kaldığı veya sızıntının devam ettiği durumlarda "Epidural Kan Yaması" (Blood Patch) adı verilen prosedür uygulanır. Bu işlemde, hastanın kendi kanı omurga kanalındaki sızıntı bölgesine enjekte edilerek bir tıkaç görevi görmesi ve yırtığın kendiliğinden kapanması sağlanır. Daha nadir ve inatçı vakalarda ise sızıntının olduğu bölgeyi doğrudan kapatmak için mikrocerrahi yöntemlere başvurulur. Erken teşhis, hastanın yaşam kalitesini hızla eski haline getirmek için kritiktir.</p>
<p>The post <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/spontan-intrakraniyal-hipotansiyon/">Spontan İntrakraniyal Hipotansiyon</a> appeared first on <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com">Dr. Kubilay Murat Özdener</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Santral Sinir Sisteminin Basit Anatomisi</title>
		<link>https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/santral-sinir-sisteminin-basit-anatomisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[kubilay murat özdener]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Feb 2024 11:12:05 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kubilaymuratozdener.com/?post_type=bolum&#038;p=173</guid>

					<description><![CDATA[<p>Santral Sinir Sisteminin Basit Anatomisi Sinir sistemi genel olarak santral sinir sistemi ve periferik sinir sistemi olarak ikiye ayrılır. Santral sinir sistemi beyin, beyin sapı, beyincik ve omurilikten oluşur. Periferik sinir sistemi ise omurilikten çıkan spinal sinirler ve otonom sinir sisteminden oluşur. MENİNKSLER (BEYİN ZARLARI) Beyin ve omurilik, kendisini darbelerden koruyan kranium ve omurga kanalı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/santral-sinir-sisteminin-basit-anatomisi/">Santral Sinir Sisteminin Basit Anatomisi</a> appeared first on <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com">Dr. Kubilay Murat Özdener</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading"><strong>Santral Sinir Sisteminin Basit Anatomisi</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Sinir sistemi genel olarak santral sinir sistemi ve periferik sinir sistemi olarak ikiye ayrılır. Santral sinir sistemi beyin, beyin sapı, beyincik ve omurilikten oluşur. Periferik sinir sistemi ise omurilikten çıkan spinal sinirler ve otonom sinir sisteminden oluşur.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>MENİNKSLER (BEYİN ZARLARI)</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Beyin ve omurilik, kendisini darbelerden koruyan kranium ve omurga kanalı denilen kemik bir yapının içinde yer alır. Beyin ve omurilik, bu kemik yapının içinde beyin zarları tarafından sarılmıştır. Beyin zarları üç tabakadan oluşur. Dıştan içe doğru : dura mater, araknoid ve pia mater olarak isimlendirilir. Dura mater kalın, beyazımsı renkli, esnek olmayan yapıdadır. Bunun altında araknoid denilen daha ince yapıda şeffaf görünümlü kısım bulunur.Bununda altında beynin ve omuriliğin tüm kıvrımlarını çevreleyen pia mater denilen çok ince yapıdaki zar tabakası bulunur. Dura ile araknoid arasında subdural boşluk, araknoid ile pia arasında subaraknoid boşluk bulunur.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="800" height="500" src="https://www.kubilaymuratozdener.com/wp-content/uploads/2024/02/Adsiz-tasarim.webp" alt="" class="wp-image-187" style="width:965px;height:auto" srcset="https://www.kubilaymuratozdener.com/wp-content/uploads/2024/02/Adsiz-tasarim.webp 800w, https://www.kubilaymuratozdener.com/wp-content/uploads/2024/02/Adsiz-tasarim-300x188.webp 300w, https://www.kubilaymuratozdener.com/wp-content/uploads/2024/02/Adsiz-tasarim-768x480.webp 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>BEYİN</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Beyin, sağ ve sol yarı olmak üzere iki ana bölümden oluşur.Bu iki yarı, belirli yerlerden özel yapılarla birbirine bağlanır. Beyinin iç yapısı gri ve beyaz cevher olarak iki bölümden oluşur. Gri cevher dışta yaklaşık 2-5 mm kalınlıkta çok sayıda sinir hücresinden (nöron) oluşan korteks denilen yapıyı oluşturur. Bu yapı çok sayıda girinti ve kabarıklıktan oluşan kıvrımlı bir yapıdır. Bunun altında nöronlar arasındaki bağlantı liflerinin oluşturduğu beyaz cevher yer alır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sağ ve sol beyin yarıları çeşitli özelliklere göre belirli bölgelere (frontal, parietal, temporal, oksipital lob) ayrılır. Her bir bölge üzerinde fonksiyonel olarak özelleşmiş görevler yapan birbirleri ile bağlantılı merkezler vardır. (Konuşma merkezi, anlama merkezi, işitme merkezi, görme merkezi gibi.)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Beynin içinde ventrikül denilen birbiri ile ince kanallarla bağlantılı küçük odacıklar vardır. Bu odacıkların içi beyin omurilik sıvısı denilen büyük kısmı bu odacıklar içindeki koroid pleksus denilen özel yapılar tarafından üretilen sıvı ile doludur. Beyin omurilik sıvısı bu odacıklar arasındaki kanallar yoluyla akarak beyin ve omuriliğin çevresindeki subaraknoid boşluğa ulaşır ve buradan toplar damar sistemine emilerek atılır.&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/santral-sinir-sisteminin-basit-anatomisi/">Santral Sinir Sisteminin Basit Anatomisi</a> appeared first on <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com">Dr. Kubilay Murat Özdener</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyin Tümörleri</title>
		<link>https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/beyin-tumorleri-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[kubilay murat özdener]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Feb 2024 11:27:06 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kubilaymuratozdener.com/?post_type=bolum&#038;p=189</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyin Tümörleri Beyin tümörlerinin nedenleri çok iyi bilinmemektedir ama radyasyon, genetik hastalıklar,aile bireylerinde tümör olması, bağışıklık sistemini etkileyen hastalıklar, stress ve çeşitli çevresel kanserojen maddelere maruz kalmak risk faktörü olarak kabul edilmektedir. Beyin tümörlerinin hücrelerin kromozom yapılarında yer alan belirli genlerin hasarlanması veya uygun fonksiyon görmemesi sonucu oluştuğu düşünülmektedir. Genlerdeki bu hasarlanma veya fonksiyon bozukluğu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/beyin-tumorleri-2/">Beyin Tümörleri</a> appeared first on <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com">Dr. Kubilay Murat Özdener</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">Beyin Tümörleri</h2>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Beyin tümörlerinin nedenleri çok iyi bilinmemektedir ama radyasyon, genetik hastalıklar,aile bireylerinde tümör olması, bağışıklık sistemini etkileyen hastalıklar, stress ve çeşitli çevresel kanserojen maddelere maruz kalmak risk faktörü olarak kabul edilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Beyin tümörlerinin hücrelerin kromozom yapılarında yer alan belirli genlerin hasarlanması veya uygun fonksiyon görmemesi sonucu oluştuğu düşünülmektedir. Genlerdeki bu hasarlanma veya fonksiyon bozukluğu çeşitli çevresel faktörler sonucu olabileceği gibi bazı kişilerde genetik hastalıklar &nbsp;&nbsp;nedeniyle doğuştan olabilir.Hücrenin bölünmesini kontrol eden iç mekanizmaların hasarlanması sonucu hücre kontrolsüz olarak hızlıca bölünmeye ve çoğalmaya başlar ve sonuçta anormal bir kitle yani tümör şeklini alır. Hızlıca büyüyen tümör için normal doku için gerekenden daha fazla oksijen ve besine ihtiyaç vardır. Bu nedenle tümör kendisi için gerekli besin ve oksijen ihtiyacını karşılayacak olan kan damarlarının büyümesini sağlayacak maddeler üretir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Beyin tümörleri primer (beyin dokusu kaynaklı) ve metastatik (başka yerden beyine yayılmış) olarak iki ana gruba ayrılır. Primer beyin tümörleri ya beyin dokusundan yada onu çevreleyen dokulardan kaynaklanır. Ayrıcametastatik tümörler malign (kötü huylu, kanser) olarak kabul edilmesine rağmen pimer beyin tümörleri malign veya benign (iyi huylu, kanser olmayan) olabilir.</p>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-8f761849 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="695" height="752" src="https://www.kubilaymuratozdener.com/wp-content/uploads/2024/02/27.08.2014_beyin-tm.Ser6_.Img10.webp" alt="" class="wp-image-190" srcset="https://www.kubilaymuratozdener.com/wp-content/uploads/2024/02/27.08.2014_beyin-tm.Ser6_.Img10.webp 695w, https://www.kubilaymuratozdener.com/wp-content/uploads/2024/02/27.08.2014_beyin-tm.Ser6_.Img10-277x300.webp 277w" sizes="(max-width: 695px) 100vw, 695px" /></figure>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="695" height="752" src="https://www.kubilaymuratozdener.com/wp-content/uploads/2024/02/27.08.2014_OTHMAN-MOHAMMED-NAJM.Ser5_.Img11.webp" alt="" class="wp-image-199" srcset="https://www.kubilaymuratozdener.com/wp-content/uploads/2024/02/27.08.2014_OTHMAN-MOHAMMED-NAJM.Ser5_.Img11.webp 695w, https://www.kubilaymuratozdener.com/wp-content/uploads/2024/02/27.08.2014_OTHMAN-MOHAMMED-NAJM.Ser5_.Img11-277x300.webp 277w" sizes="(max-width: 695px) 100vw, 695px" /></figure>
</div>
</div>



<p class="wp-block-paragraph">Beyin tümörlerinin bulguları bulunduğu beyin bölgesine göre oldukça değişkendir. Genellikle eşlik eden bulgular sabahları daha şiddetli olan baş ağrısı, bulantı, kusma, epilepsi nöbeti, kişilik değişikliği, konuşma bozukluğu, işitme bozukluğu, denge bozukluğu, vücudun bir bölümünde uyuşma veya güç kaybı, görme bozukluğu ve bilinç bozukluğudur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tanı için çeşitli bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) teknikleri kullanılır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tümörün primer veya metastatik, benign veya malign olmasına göre tedavide mikrocerrahi, radyocerrahi (gama knife, cyber knife), radyoterapi (standart eksternal radyoterapi, IMRT, 3DCRT, proton ışın tedavisi) ve kemoterapi (ilaç tedavisi) yöntemleri tek başına veya birlikte kullanılır. Her tedavi yönteminin kendine özgü riskleri ve yan etkileri vardır. Tüm bu tedavi yöntemlerine ek olarak halen araştırma safhasında olan immünoterapi, gen tedavisi gibi yöntemler vardır.</p>
<p>The post <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/beyin-tumorleri-2/">Beyin Tümörleri</a> appeared first on <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com">Dr. Kubilay Murat Özdener</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyin Anevrizması</title>
		<link>https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/beyin-anevrizmasi-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[kubilay murat özdener]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Feb 2024 11:40:00 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kubilaymuratozdener.com/?post_type=bolum&#038;p=201</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyin Anevrizması Beyin anevrizması, beyindeki bir arter (atardamar) duvarının zayıflaması sonucunda dışarı doğru balonlaşmasıdır. Bu durum genellikle damarların çatallanma noktalarında, kan akışının yarattığı basınçla damar duvarının incelmesi sonucu meydana gelir. Çoğu anevrizma, doğuştan gelen damar yapısı bozukluklarının yanı sıra yüksek tansiyon, sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi ve yaşlanma gibi faktörlere bağlı olarak zamanla gelişir. Anevrizmalar [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/beyin-anevrizmasi-2/">Beyin Anevrizması</a> appeared first on <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com">Dr. Kubilay Murat Özdener</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">Beyin Anevrizması</h2>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">Beyin anevrizması, beyindeki bir arter (atardamar) duvarının zayıflaması sonucunda dışarı doğru balonlaşmasıdır. Bu durum genellikle damarların çatallanma noktalarında, kan akışının yarattığı basınçla damar duvarının incelmesi sonucu meydana gelir. Çoğu anevrizma, doğuştan gelen damar yapısı bozukluklarının yanı sıra yüksek tansiyon, sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi ve yaşlanma gibi faktörlere bağlı olarak zamanla gelişir. Anevrizmalar genellikle küçük boyutlarda kalır ve bir belirti vermez; ancak damar duvarının iyice incelip yırtılması, hayati tehlike oluşturan bir beyin kanamasına yol açabilir.</p>



<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">Patlamamış bir anevrizma, çoğu zaman başka bir sağlık sorunu için yapılan tetkikler sırasında tesadüfen saptanır. Ancak boyutuna göre çevredeki sinirlere baskı yaparak göz arkasında ağrı, çift görme veya göz kapağı düşüklüğü gibi belirtilere neden olabilir. Anevrizmanın yırtılması (rüptür) ise tıbbi bir acildir ve hastalar tarafından genellikle "hayatımda yaşadığım en şiddetli baş ağrısı" olarak tanımlanan ani bir ağrı ile kendini gösterir. Bu tabloya mide bulantısı, fışkırır tarzda kusma, ense sertliği ve bilinç kaybı gibi ciddi semptomlar eşlik eder; bu durum subaraknoid kanama olarak adlandırılan hayati bir risk taşır.</p>



<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">Beyin anevrizmalarının tanısında BT anjiyografi, MR anjiyografi ve daha ayrıntılı inceleme sağlayan kateter anjiyografi yöntemleri kullanılır. Tedavi yaklaşımı, anevrizmanın patlayıp patlamadığına, konumuna ve hastanın genel sağlık durumuna göre kişiselleştirilir. Günümüzde iki temel tedavi yöntemi bulunmaktadır: Birincisi, cerrahi klipleme yöntemiyle kafa tası açılarak anevrizmanın boynuna metal bir klips yerleştirilmesidir. İkincisi ise daha kapalı bir yöntem olan endovasküler koillemedir; bu yöntemde kasıktan girilen kateterlerle anevrizmanın içi özel tellerle (coil) doldurularak kan girişi engellenir. Erken teşhis ve müdahale, kalıcı hasarların ve hayati kayıpların önlenmesinde en kritik faktördür.</p>
<p>The post <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/beyin-anevrizmasi-2/">Beyin Anevrizması</a> appeared first on <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com">Dr. Kubilay Murat Özdener</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hipofiz Tümörü</title>
		<link>https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/hipofiz-tumoru/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[kubilay murat özdener]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Feb 2024 11:42:50 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kubilaymuratozdener.com/?post_type=bolum&#038;p=204</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hipofiz Tümörü Hipofiz bezi, beynin tabanında, "sella turcica" (Türk eyeri) adı verilen küçük bir kemik boşlukta yer alan ve vücudun "orkestra şefi" olarak bilinen hayati bir endokrin bezdir. Hipofiz tümörleri, bu bezdeki hücrelerin anormal ve kontrolsüz büyümesi sonucu ortaya çıkan kitlelerdir. Bu tümörlerin büyük çoğunluğu iyi huyludur (adenom) ve kanserleşme eğilimi göstermezler. Ancak, hormon salgılayıp [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/hipofiz-tumoru/">Hipofiz Tümörü</a> appeared first on <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com">Dr. Kubilay Murat Özdener</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading has-large-font-size"><strong>Hipofiz Tümörü</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Hipofiz bezi, beynin tabanında, "sella turcica" (Türk eyeri) adı verilen küçük bir kemik boşlukta yer alan ve vücudun "orkestra şefi" olarak bilinen hayati bir endokrin bezdir. Hipofiz tümörleri, bu bezdeki hücrelerin anormal ve kontrolsüz büyümesi sonucu ortaya çıkan kitlelerdir. Bu tümörlerin büyük çoğunluğu iyi huyludur (adenom) ve kanserleşme eğilimi göstermezler. Ancak, hormon salgılayıp salgılamamalarına göre iki temel gruba ayrılırlar: "Fonksiyonel tümörler" aşırı hormon üreterek vücudun hormonal dengesini bozarken, "non-fonksiyonel tümörler" hormon salgılamaz ancak büyüdükçe çevredeki dokulara baskı yaparak sorun oluştururlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Belirtiler, tümörün türüne ve boyutuna göre geniş bir yelpazede değişiklik gösterir. Eğer tümör fonksiyonel ise, salgıladığı hormona bağlı olarak aşırı kilo alımı, büyüme bozuklukları (akromegali), adet düzensizlikleri, cinsel fonksiyon bozuklukları veya kortizol yüksekliği (Cushing sendromu) gibi sistemik belirtiler ortaya çıkar. Hormon salgılamayan büyük kitlelerde ise ana şikayet "kitle etkisi"dir. Özellikle hipofiz bezinin hemen üzerinde bulunan görme sinirlerine baskı yapılması sonucunda görme alanında daralma (tünel görüşü), bulanık görme ve şiddetli baş ağrıları en tipik semptomlar olarak öne çıkar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tanı süreci, hastanın şikayetleri doğrultusunda endokrinoloji ve beyin cerrahisi uzmanlarının multidisipliner çalışmasıyla yürütülür. Kan ve idrar tahlilleri ile hormon seviyeleri ölçülerek bezin fonksiyonel durumu değerlendirilir. Görüntüleme yöntemlerinde ise altın standart, yüksek çözünürlüklü beyin MR (Manyetik Rezonans) incelemesidir; bu yöntemle tümörün milimetrik boyutu ve çevre sinirlerle ilişkisi net bir şekilde saptanır. Görme kaybı şüphesi olan hastalarda ise mutlaka görme alanı testleri yapılarak hasarın boyutu belirlenir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tedavi planı, tümörün büyüklüğüne ve hastanın yaşam kalitesine etkisine göre bireyselleştirilir. Bazı tümör türlerinde (örneğin prolaktinomalar) sadece ilaç tedavisi ile tümörü küçültmek ve hormon seviyelerini düzenlemek mümkün olabilir. Ancak görme siniri baskısı yaratan veya ilaçla kontrol altına alınamayan vakalarda cerrahi müdahale birincil seçenektir. Günümüzde bu ameliyatlar genellikle burun deliklerinden girilerek yapılan "endoskopik transsfenoidal cerrahi" yöntemiyle, kafatası açılmadan gerçekleştirilmektedir. Gerekli görülen durumlarda radyoterapi (ışın tedavisi) de tedaviye eklenerek kalıcı iyileşme sağlanır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sağlıklı günler.</p>
<p>The post <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/hipofiz-tumoru/">Hipofiz Tümörü</a> appeared first on <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com">Dr. Kubilay Murat Özdener</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kafa Travmaları</title>
		<link>https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/kafa-travmalari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[kubilay murat özdener]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Feb 2024 11:47:33 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kubilaymuratozdener.com/?post_type=bolum&#038;p=207</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kafa Travmaları Kafa travmaları, kafaya alınan darbeler, düşmeler, trafik kazaları veya spor yaralanmaları sonucu meydana gelen ve basit bir kafa derisi kesisinden hayati tehlike arz eden beyin hasarlarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan yaralanmalardır. Bu travmalar kafatası kırıkları, beyin sarsıntıları (konküzyon), beyin dokusu ezilmeleri veya kafa içi kanamalar şeklinde ortaya çıkabilir. Darbenin şiddeti ne olursa [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/kafa-travmalari/">Kafa Travmaları</a> appeared first on <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com">Dr. Kubilay Murat Özdener</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">Kafa Travmaları</h2>



<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">Kafa travmaları, kafaya alınan darbeler, düşmeler, trafik kazaları veya spor yaralanmaları sonucu meydana gelen ve basit bir kafa derisi kesisinden hayati tehlike arz eden beyin hasarlarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan yaralanmalardır. Bu travmalar kafatası kırıkları, beyin sarsıntıları (konküzyon), beyin dokusu ezilmeleri veya kafa içi kanamalar şeklinde ortaya çıkabilir. Darbenin şiddeti ne olursa olsun, beynin kafatası içindeki ani hareketi sinir hücrelerine ve kan damarlarına zarar verebileceğinden, her kafa travması potansiyel bir nörolojik risk taşır.</p>



<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">Bir kafa travması sonrası belirtiler hemen ortaya çıkabileceği gibi, bazen sinsi bir şekilde saatler veya günler sonra da gelişebilir. Hafif vakalarda baş ağrısı, sersemlik hissi ve hafif mide bulantısı görülürken; daha ciddi durumlarda fışkırır tarzda kusma, bilinç bulanıklığı, şiddetli uyku hali, kol veya bacaklarda güç kaybı ve nöbet gibi "kırmızı bayrak" olarak adlandırılan tehlike sinyalleri izlenir. Özellikle darbe anından sonra yaşanan kısa süreli hafıza kaybı veya göz bebeklerinin boyutlarındaki eşitsizlik, acil tıbbi müdahale gerektiren ciddi bir kafa içi basınç artışının veya kanamanın habercisi olabilir.</p>



<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">Kafa travmalarında tanı süreci genellikle nörolojik muayene ve radyolojik görüntüleme yöntemleriyle yürütülür; özellikle akut kanamaları ve kırıkları hızla saptamak için Bilgisayarlı Tomografi (BT) altın standarttır. Tedavi yaklaşımı travmanın boyutuna göre belirlenir; hafif sarsıntılarda yakın gözlem ve istirahat yeterliyken, ciddi kanamalarda kafa içi basıncı düşürmek ve beyin dokusunu korumak amacıyla acil cerrahi müdahale gerekebilir. Erken müdahale ve doğru takip, travma sonrası oluşabilecek kalıcı hasarların önüne geçilmesinde ve hastanın yaşam kalitesinin korunmasında en kritik faktörlerdir.</p>
<p>The post <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/kafa-travmalari/">Kafa Travmaları</a> appeared first on <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com">Dr. Kubilay Murat Özdener</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hidrosefali</title>
		<link>https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/hidrosefali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[kubilay murat özdener]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Feb 2024 11:50:54 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kubilaymuratozdener.com/?post_type=bolum&#038;p=210</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hidrosefali Hidrosefali, halk arasında "beyinde su toplanması" olarak bilinen, beyin omurilik sıvısının (BOS) kafa içinde aşırı birikmesi sonucu oluşan bir durumdur. Normal şartlarda bu sıvı beyni besler, atıkları temizler ve beyni darbelere karşı korur; ancak üretim ve emilim dengesi bozulduğunda beyin odacıkları (ventriküller) genişlemeye başlar. Bu durum, kafa içi basıncın artmasına neden olarak beyin dokusu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/hidrosefali/">Hidrosefali</a> appeared first on <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com">Dr. Kubilay Murat Özdener</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">Hidrosefali</h2>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph"><br>Hidrosefali, halk arasında "beyinde su toplanması" olarak bilinen, beyin omurilik sıvısının (BOS) kafa içinde aşırı birikmesi sonucu oluşan bir durumdur. Normal şartlarda bu sıvı beyni besler, atıkları temizler ve beyni darbelere karşı korur; ancak üretim ve emilim dengesi bozulduğunda beyin odacıkları (ventriküller) genişlemeye başlar. Bu durum, kafa içi basıncın artmasına neden olarak beyin dokusu üzerinde baskı yaratır ve tedavi edilmediğinde ciddi nörolojik hasarlara yol açabilir.</p>



<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">Belirtiler, hastanın yaşına ve durumun ilerleme hızına göre farklılık göstermektedir. Bebeklerde en tipik belirti kafa çevresinin normalden hızlı büyümesi, bıngıldakta şişkinlik, huzursuzluk ve kusmadır. Yetişkinlerde ve yaşlılarda ise şiddetli baş ağrısı, yürüme bozukluğu, denge kaybı, idrar kaçırma ve bilişsel fonksiyonlarda (hafıza gibi) gerileme ön plana çıkar. Teşhis sürecinde, beyindeki yapısal değişiklikleri ve sıvı birikimini net bir şekilde görmek için genellikle Bilgisayarlı Tomografi (BT) veya Manyetik Rezonans (MR) görüntülemelerinden faydalanılır.</p>



<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">Hidrosefali tedavisinde temel amaç, biriken sıvının tahliye edilerek kafa içi basıncın normale döndürülmesidir. En yaygın tedavi yöntemi, "şant" adı verilen ince bir tüp sisteminin cerrahi olarak beyne yerleştirilip, fazla sıvının vücudun başka bir bölgesine (genellikle karın boşluğuna) aktarılmasıdır. Bazı uygun vakalarda ise endoskopik yöntemlerle (ETV) sıvının dolaşımı için yeni bir yol açılabilir. Erken teşhis ve doğru cerrahi müdahale sayesinde hastaların yaşam kalitesi önemli ölçüde artırılmakta ve kalıcı beyin hasarlarının önüne geçilebilmektedir.</p>
<p>The post <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/hidrosefali/">Hidrosefali</a> appeared first on <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com">Dr. Kubilay Murat Özdener</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Chiari Sendromu</title>
		<link>https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/chiari-sendromu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[kubilay murat özdener]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Feb 2024 12:04:06 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kubilaymuratozdener.com/?post_type=bolum&#038;p=213</guid>

					<description><![CDATA[<p>Chiari Sendromu Chiari malformasyonu (yaygın adıyla Chiari sendromu), beyincik (serebellum) dokusunun kafatasının altındaki açıklıktan (foramen magnum) omurilik kanalına doğru sarkmasıyla karakterize yapısal bir bozukluktur. Normal şartlarda tamamen kafatası içerisinde yer alması gereken beyincik parçaları, kafatasının bu bölgedeki hacminin yetersiz olması veya şekil bozukluğu nedeniyle aşağı doğru itilir. Bu durum, hem beyin sapı ve omurilik üzerinde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/chiari-sendromu/">Chiari Sendromu</a> appeared first on <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com">Dr. Kubilay Murat Özdener</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">Chiari Sendromu</h2>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Chiari malformasyonu (yaygın adıyla Chiari sendromu), beyincik (serebellum) dokusunun kafatasının altındaki açıklıktan (foramen magnum) omurilik kanalına doğru sarkmasıyla karakterize yapısal bir bozukluktur. Normal şartlarda tamamen kafatası içerisinde yer alması gereken beyincik parçaları, kafatasının bu bölgedeki hacminin yetersiz olması veya şekil bozukluğu nedeniyle aşağı doğru itilir. Bu durum, hem beyin sapı ve omurilik üzerinde fiziksel bir baskı oluşturur hem de beyin omurilik sıvısının (BOS) doğal akışını engelleyerek merkezi sinir sistemi üzerinde çeşitli baskılara yol açar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Belirtiler genellikle çocukluk veya genç yetişkinlik döneminde fark edilir ve kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterir. En karakteristik semptom, özellikle öksürme, hapşırma, ıkınma veya başı aniden hareket ettirme gibi durumlarda şiddetlenen ense ve baş ağrısıdır. Bunun yanı sıra hastalarda denge kaybı, el becerilerinde azalma, kollarda ve bacaklarda uyuşma, yutma güçlüğü, görme bozuklukları ve uyku apnesi gibi nörolojik şikayetler gözlemlenebilir. Birçok vaka, başka bir nedenle çekilen MR (Emar) görüntülemeleri sırasında tesadüfen teşhis edilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tedavi süreci, semptomların şiddetine ve hastanın yaşam kalitesine olan etkisine göre planlanır. Ancak şiddetli ağrıların, belirli nörolojik defisitlerin veya sinir sistemi hasarı riskinin bulunduğu durumlarda cerrahi müdahale temel çözüm yoludur. "Posterior fossa dekompresyonu" adı verilen cerrahi işlemle kafatası tabanındaki basınç azaltılır, beyincik için daha fazla alan yaratılır ve beyin omurilik sıvısının normal akışı yeniden sağlanır. Erken teşhis, sinir sisteminde oluşabilecek kalıcı hasarların önlenmesi açısından kritik önem taşır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sağlıklı günler.</p>
<p>The post <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/chiari-sendromu/">Chiari Sendromu</a> appeared first on <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com">Dr. Kubilay Murat Özdener</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Parkinson Hastalığı ve Beyin Pili</title>
		<link>https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/parkinson-hastaligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[kubilay murat özdener]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Feb 2024 12:05:11 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kubilaymuratozdener.com/?post_type=bolum&#038;p=216</guid>

					<description><![CDATA[<p>Parkinson Hastalığı ve Beyin Pili Parkinson hastalığı, beyinde hareketlerin kontrolünden sorumlu olan dopamin hücrelerinin kaybı sonucu ortaya çıkan, ilerleyici ve kronik bir nörodejeneratif bozukluktur. Genellikle 60 yaş üzerindeki bireylerde görülse de genetik yatkınlık veya çevresel faktörler nedeniyle daha genç yaşlarda da başlayabilir. Beyindeki dopamin seviyesinin azalması, sinir hücreleri arasındaki iletişimin bozulmasına yol açarak vücudun hareket [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/parkinson-hastaligi/">Parkinson Hastalığı ve Beyin Pili</a> appeared first on <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com">Dr. Kubilay Murat Özdener</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">Parkinson Hastalığı ve Beyin Pili</h2>



<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">Parkinson hastalığı, beyinde hareketlerin kontrolünden sorumlu olan dopamin hücrelerinin kaybı sonucu ortaya çıkan, ilerleyici ve kronik bir nörodejeneratif bozukluktur. Genellikle 60 yaş üzerindeki bireylerde görülse de genetik yatkınlık veya çevresel faktörler nedeniyle daha genç yaşlarda da başlayabilir. Beyindeki dopamin seviyesinin azalması, sinir hücreleri arasındaki iletişimin bozulmasına yol açarak vücudun hareket kabiliyetini doğrudan etkiler ve zamanla yaşam kalitesini kısıtlayan bir tabloya dönüşür.</p>



<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">Hastalığın en tipik belirtileri; istirahat halindeyken el ve ayaklarda görülen titremeler, kaslarda sertlik (rijidite), hareketlerin belirgin şekilde yavaşlaması (bradikinezi) ve denge bozukluklarıdır. Bu fiziksel semptomların yanı sıra hastalarda maske yüz ifadesi, küçük adımlarla yürüme, yazı yazma güçlüğü gibi motor sorunlar ile uyku bozuklukları ve depresyon gibi motor olmayan belirtiler de sıkça gözlenir. Erken teşhis, semptomların yönetilmesi ve hastalığın ilerleme hızının yavaşlatılması açısından hayati önem taşır.</p>



<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">Parkinson tedavisinde ilk ve temel yaklaşım ilaç tedavisidir; bu tedaviyle eksik olan dopaminin dışarıdan takviye edilmesi veya etkisinin artırılması hedeflenir. Ancak hastalık ilerledikçe ilaçların etki süresi kısalabilir, doz aralarında ani hareket kısıtlılıkları (off dönemleri) veya "diskinezi" denilen istemsiz vücut hareketleri ortaya çıkabilir. İlaç tedavisinin artık yetersiz kaldığı veya ciddi yan etkilerin görüldüğü bu evrede, hastanın yaşam standardını yükseltmek amacıyla cerrahi müdahale seçenekleri değerlendirilir.</p>



<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">Parkinson cerrahisinin en güncel ve başarılı yöntemi, halk arasında "beyin pili" olarak bilinen Derin Beyin Stimülasyonu (DBS) işlemidir. Bu cerrahide, beynin hareketten sorumlu bölgelerine ince elektrotlar yerleştirilir ve bu elektrotlar köprücük kemiği altına yerleştirilen küçük bir pil ünitesine bağlanır. Beyin pili, beyne düzenli elektriksel uyarılar göndererek anormal sinyalleri baskılar; böylece titremeler, kasılmalar ve hareket yavaşlığı üzerinde kontrol sağlar. Bu yöntem sayesinde hastalar, ilaç dozlarını azaltabilmekte ve günlük işlerini çok daha bağımsız bir şekilde yerine getirebilmektedir.</p>
<p>The post <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/parkinson-hastaligi/">Parkinson Hastalığı ve Beyin Pili</a> appeared first on <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com">Dr. Kubilay Murat Özdener</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İdiopatik İntrakraniyal Hipertansiyon (Psödotümör Serebri)</title>
		<link>https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/intrakraniyal-hipertansiyon-psodotumor-serebri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[kubilay murat özdener]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Feb 2024 12:08:01 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.kubilaymuratozdener.com/?post_type=bolum&#038;p=219</guid>

					<description><![CDATA[<p>Psödotümör Serebri İdiyopatik İntrakraniyal Hipertansiyon (İİH), diğer adıyla Psödotümör Serebri, kafatası içindeki basıncın herhangi bir tümör, kitle veya enfeksiyon gibi belirgin bir neden olmaksızın artması durumudur. "Yalancı tümör" anlamına gelen Psödotümör Serebri ismi, hastalığın beyin tümörlerini taklit eden belirtiler göstermesinden kaynaklanır. Nedeni tam olarak bilinmediği için "idiyopatik" olarak adlandırılan bu tablo, genellikle doğurganlık çağındaki fazla [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/intrakraniyal-hipertansiyon-psodotumor-serebri/">İdiopatik İntrakraniyal Hipertansiyon (Psödotümör Serebri)</a> appeared first on <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com">Dr. Kubilay Murat Özdener</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">Psödotümör Serebri</h2>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">İdiyopatik İntrakraniyal Hipertansiyon (İİH), diğer adıyla Psödotümör Serebri, kafatası içindeki basıncın herhangi bir tümör, kitle veya enfeksiyon gibi belirgin bir neden olmaksızın artması durumudur. "Yalancı tümör" anlamına gelen Psödotümör Serebri ismi, hastalığın beyin tümörlerini taklit eden belirtiler göstermesinden kaynaklanır. Nedeni tam olarak bilinmediği için "idiyopatik" olarak adlandırılan bu tablo, genellikle doğurganlık çağındaki fazla kilolu kadınlarda daha sık görülse de, her yaş grubunda ve her iki cinsiyette de ortaya çıkabilir. Temel mekanizma, beyin omurilik sıvısının (BOS) emilimindeki bir dengesizlik sonucu kafa içinde birikerek basıncı artırmasıdır.</p>



<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">Hastalığın en yaygın ve belirgin semptomu, genellikle zonklayıcı tarzda olan ve ağrı kesicilere dirençli kronik baş ağrılarıdır. Bunun yanı sıra, hastalar sıklıkla kulaklarında kalp atışına benzeyen veya rüzgar sesini andıran ritmik bir çınlama (pulsatil tinnitus) duyduklarını belirtirler. En kritik risk ise yüksek basıncın görme siniri üzerinde yarattığı hasardır; "papilödem" denilen bu durum bulanık görme, çift görme veya saniyeler süren geçici görme kayıplarına yol açabilir. Teşhis sürecinde, beyinde gerçek bir tümör olmadığını kanıtlamak için MR görüntülemesi yapılır ve ardından belden sıvı alma (lomber ponksiyon) işlemi ile kafa içi basıncı ölçülerek tanı kesinleştirilir.</p>



<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">Tedavi sürecinde temel hedef, kafa içi basıncı düşürerek hastanın görme yetisini korumak ve şiddetli ağrıları dindirmektir. Tedavinin ilk basamağını genellikle kilo kontrolü ve beyin omurilik sıvısı üretimini azaltan ilaçlar oluşturur; pek çok hasta yaşam tarzı değişikliği ve ilaç tedavisiyle sağlığına kavuşabilmektedir. Ancak görme kaybı riski devam eden veya ilaç tedavisine yanıt vermeyen vakalarda cerrahi müdahale kaçınılmaz hale gelir. Bu aşamada, fazla sıvıyı tahliye etmek için "şant" ameliyatları veya görme siniri kılıfına yönelik baskı azaltıcı (fenestrasyon) işlemler uygulanır. İİH, ömür boyu takip gerektiren bir süreç olduğu için düzenli nörolojik ve göz muayeneleri hayati önem taşır.</p>
<p>The post <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com/bolum/intrakraniyal-hipertansiyon-psodotumor-serebri/">İdiopatik İntrakraniyal Hipertansiyon (Psödotümör Serebri)</a> appeared first on <a href="https://www.kubilaymuratozdener.com">Dr. Kubilay Murat Özdener</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
